27 Şubat 2012 Pazartesi

3D CRYSTAL PUZZLE



Bugünlerde yeni hobim 3D CRYSTAL PUZZLE lar . Aslında bugünler zamanlaması doğruyu yansıtmadı.İlkini bundan yaklaşık birbuçuk yıl önce yaptım.Yasemin'e aldığım ama onun yapmaktan sıkıldığı hatta hiç başlamadığı kuğu şeklindeki puzzle başladım.


Puzzle yapmayı severim , insanı yada en azından beni dinlendiriyor ,  kişinin konsantre olma bilitisini arttırdığını düşünüyorum.Tek problem yaptığın puzzle ların elinde kalması.Bazıları çerçeve yaptırıp asmayı tercih ediyorlar ama benimkiler......

    
Bugün yukardaki kırmızı elmadan yaparken ve sona yaklaşmışken tahmin edin ne oldu , elimden kayarak yere düştü ve bütün parçalar ilk hallerine yani bireyselliklerine döndüler . Ben sadece üç saat uğraşmıştım.Yazının başında ki mickey mouse yi yaparkende üst bölümü elimden düşüp aynı sonu yaşamıştı.Kalp kırıklığımın geçmesi beş gün sürdü.    

                                                                                            
    Yukarıda yapılış aşamalarını gösteriyor , tahmin edilenden daha zor inanın bana.

    

Sırada yukarda gördüğünüz yunus ve dalga figürü var .Diğer yaptıklarıma göre göreceli daha zor, parça adedi fazla.Elma kırk parçaydı , yunus daha fazla  .

Yunusdan sonra gördüğünüz gülden almayı düşünüyorum . Tabi böyle elimden düşüp bana sil baştan yaptırmaya devam ederlerse fikrim değişebilir.                                                                                                                                             

9 Şubat 2012 Perşembe

YÜZÜK GÜNÜ



Bazı günler bana hiç gülmez , göktaşı düşse kafama isabet edecek ....

Ama zaman zamanda tam tersi , gökten mutluluk yağıyorsa , bana yoğun mutluluk yağışı.

İşte geçen gün böyle keyifli bir gün.......Keyifli bir yüzük günü.

Benim ortayaş geçişim tam kıvamında ilerliyor , bu başka bir yazı konusu .

Ben takı sevmez , oje sürmez kişilik kadınsal evrimini tamamlıyor galiba .Oje sürmeler , heryerimden bir takı sarkıyor.....Devrim beni her gördüğünde , biraz adaptasyon zorluğu , biraz şaşkınlıkla'' ne bu hal'' diyor. Ona''sakin ol'' diyorum ,'' geçecek dörtlü rakamlarla barışacağım'',

Üçü beşi geçmeyen aksesuarlarımın , dörtlü rakamlarla tanıştığımdan beri popülasyonu hızla artmakta .
Geçen birkaç aydır aradığım ama bulabilme umudu taşımadığım , bir yüzük ansızın karşıma çıkınca......

                                       
İşte o yüzük . Ne demek lazım bu yüzüğe ; belki tırnak yüzüğü...

                                                     
   
                                                       
Takmaktan çok mutlu oldum , dün arkadaşlarımla buluştuğumda çocuklar gibi  mutluydum .

Bunu aldığım gün iki tane daha yüzük aldım ; bir tanesi boynuz şeklinde , diğeride wish yüzüğü.

                                           

Bu benim boynuza benzettiğim yüzük . Bu arada el mankenim kızım , bana bu yüzüğü ters taktığımı söylüyor ama ben böyle takınca daha çok beğendim .

                                         


Bu da wish yüzüğü . Takabilr miyim bilemiyorum . I wish...















  

2 Şubat 2012 Perşembe

MUTLU SON



Günlerdir süren kar esaretim dün akşam yemeğiyle sona erdi .

Güzel bir müzik eşliğinde yenilen acılı ekşili çorba , acele etmeden keyfimi yerine çağırdı .



Keyfim iyice bunalmış , hiç gelesi yok ....


Yasemin çayı ortamı biraz ısıtır mı?


Ördekle sonlanan gece ....



Asıl keyfimi yerine getiren ;'' bumu benim sevdiğim? bumu benim sevdiğim ?'' sorularıyla babasının suşilerini yiyen Sarp ve geceyi Sarp'ın yumurtalı pilavıyla geçiştiren Devrim .

31 Ocak 2012 Salı

BUGÜN BUNLARI HAK ETMİŞİM


Saat 9:52 pilim bitmiş durumda , omuzlarım çökük , beynim kendini kapattı sanırım kilitlendi .Yatakta cenin pozisyonuna geçip , hayata mola deme modundayım.....

Ne yazık . mola deyip kıvrılmak yok . Yarın sabah tekrar tekrar .......

Bu kar kış olayı bir an önce sona ermeli ve ben kendimi ev dışına atmalıyım.

Bir kaç yazı öncesinde bahsettiğim bitmemiş işlerimin büyük bir çoğunluğu bitti ama itiraf etmeliyin okunmuş cd dolabım hala gördüğünüz gibi .

Neyse kendime güzel bir filtre kahve , fotoğraf çekicem için süt (sade içiyorum aslında) ,Walkers ama resimde gördüğünüz değil ''orange viennese''si . 

Yarında evden çıkamazsam ; sağ köşede gördüğünüz , bloğu açtığımda okuduğum gerçekten sıkıcı kitabı değiştirmek istiyorum . Kitabı inat ettim bitirdim ama ömrüm tükendi bu arada .





ELİMDE OLMAYAN SEBEPLERLE EVDEYİM

Madem evdeyim biraz müzik dinleyelim   http://youtu.be/hYgyQ20TJAs     

Saat dört  kar yağışı devam , Alanis Morissette İronic dinleyelim . Bu şarkıdan sonra çok albümleri çıktı ama benim ilk göz ağrım  http://youtu.be/Jne9t8sHpUc

Saat beş şimdi sıra Nick Cave  Breathless  http://youtu.be/1TI8xPw2aQA

28 Ocak 2012 Cumartesi

FRİDGE MAGNETS



İşte huzurlarda Betül'ün magnet duvarı ; İlk magnet 1997 Güney Afrika , Devrim gitmiş , ben giderken magnet istemişim . 

       

Yıllar yıllar geçmiş , benim magnet sevdamı bilenler getirmişler . ben gitmişim almışım ......


 Bazılarını  ben mi aldım , birileri mi getirdi hatırlıyamaz olmuşum .

  



 Artık kızımda gittiği yerlerden bana magnet getirmeye başlamış .                                                                                                                                         
                                       

Bazıları özelmiş  mesela kahramanımmış .

       

Bazıları da dahi deli olduğu için özelmiş .



Bu benim için aranarak , seçilerek alındığı için.....



Kaybettiğim Londra magnetlerimin yerini aldı . Bundan dört yıl kadar önce dolabımın üzerine sığmaz oldular . Ne yapacağıma karar verene kadar , hepsini toplayıp kaldırdım .Ne yazık ki anlaşılamaz bir şekilde bir kısmı sırra kadem bastı .


Son gelen , Küba'lı bir hanım .
                                                             
                                            





n
m



25 Ocak 2012 Çarşamba

ANTİTEZ



Her zamanki  heyecanlı karakterimizle Fransızları cezalandırma yolları aramaktayız ; yeni bir Kurtuluş savaşı . Sanki bir hafta sonra bu kararı hatırlayacakmışız gibi .

Mesaj yağmuru altında , öğreniyoruz boykot edeceğimiz Fransız markalarını . Tabi etkili olur ; nüfusun çoğunluğu , Fransız makyaj mazemelerini tercih ederken , en çok satılan kolonya markasıda perejayken (limonları güney Fransa'dan) . Zaten ünlü çikolata firması Le Ülker ülkemizde bir numara .

Uluslararası arenada ses getirecek boykot halktan önce devletin boykotu olmaz mı ? Sürekli tehdit ve baskıyla , sürüye çevrilmiş bir toplluluğun boykotu en fazla bir ay sürüyor o da yerli firmaların yabancıyı ezmek için yaptığı propagandalar sayesinde.

Ama büyüklerimizin yaptığı boylarından büyük tehditler ........

Tribünlere oynayan politikacı kendinden emin üfürüyor ''İsrail'le , Fransa'yla . Belçıka'yla Suriye'yle ....... ekonomik ilişkiler askıya alınacak'' alkışlar alkışlar . Siyasi , ekonomik hangi ülkeyle ilişkilerimizin askıya alındığını duyan bilen var mı?

Neyse aslında yazmak istediğim başka bir tespitim var ; Belli ki Sarkozy bizi seviyor

Türkleri AB ye almak istemiyor ; Yıkılmaya yüztutmuş , ekonomik olarak tükenmiş , nüfusu yaşlı AB 'ye girip ne yapacaksınız demek istiyor belkide bizlere .








Soykırımın en büyüğünü ve gösterişlisini yapmış Almanya'nın , başbakanı Merkel'le olan aşkına bakarsak soykırım yapanlara karşı bir sempatisinin olduğunu düşünebiliriz .

Bu durumda parlementosundan geçen kararla , bizi de gönül tahtına oturtmak isteyebilir