24 Mayıs 2011 Salı

BAHAR MI HANİ NEREDE?




Yaz , baharı atlatmış yarışı kazanmış, ya da bahar yaza özenmiş  onu taklit etmiş , ya da küre ısınmış, ozon delinmiş. Artık sebebini siz seçin . Ben bugün sebebe takılamadan, sonuca geçiş yaptım.

Kavruldum, cildimin yüzeyinde sabit bir ter tabakasıyla dolaştım. Ter dedimse insani ölçülerde zannetmeyin , ben anlatacak kelime dahi bulamıyorum.

Bir zaman önce , herhangi bir kanalda , herhengi bir hava durumu spikeri tamı tamına şöyle dedi''bu yaz geçen seneki gibi olmayacak, yaz serin geçecek''. Ben zaten bunun hayaliyle yaşayan güneş sevmezin tekiyim, bir de bilinçaltı bunu kaydedince ...

Vücut şoka girdi, sahibi daha beter.


Ben bahar çiçeklerini severim. Bahar rüzgarının hafif hafif yüzümü okşamasını severim. Çocukluğumdaki gibi gözlerimi kapatırım; güneş içimi ısıtır ,rüzgar saçlarımı uçurur, dostumdur o benim , bana hep mutluluk yaşatır. O öyle bir mutluluk ki otuz yıl sonrada aklıma gelir,  gene mutlu olurum.

Ama artık bu güneş dost mu , düşman mı sorguluyorum. Gözüme giriyor,derimde leke yapıyor,
bunaltıyor. Oysa eskiden beyaz tenimi renklendirir, saçlarımın rengini açar, tatili müjdeler, iyot kokusu getirirdi.


İnsan kendini nelerden korur? Ben artık evden dışarı çıkarken gözlerime, yüzüme, ellerime yani cildimin açıkta kalan her  yüzeyine  krem sürüyorum, bir nevi güneş ışınlarına karşı kalkan.

Yani kısacası ; yaz bana göre değil galiba . Ben yaz çocuğuyum,
böyle olmaması gerekir. Ailem nüfusa geç yazdırmış, bu arada tarih şaşmış olmasın.


Ankara'da kışlar çok sert geçerdi, ben buna alışıktım. Kalın kazaklar, atkılar, bereler, her türlü kış aksesuarı. Dışarı çıktığında yüzüne çarpan kuru soğuk. Kara , buza insanlarının alışık olduğu şehir.

İstanbul'a geldikten sonra tam bir mevsim şoku. İstanbul , kışları es geçiyor. Ama artık baharıda es geçecek anlaşılan.

Olsun ben Türküm , bana birşey olmaz. Beni öldürmeyen mevsim
güçlendirir.


Böyle bir baharın habericisi bu olsa gerek.

1 yorum:

ilahi tatlar dedi ki...

ne güzel çiçeklerrrr